4 Nisan 2019 Perşembe

Apartman Gürültü Yönetmeliği

Apartman Gürültü Yönetmeliği




Apartman Gürültü Yönetmeliği
Apartmandaki kat sakinleri huzur içinde yaşamaları için bir takım kurallara uymak zorundadırlar. Bu kuralların başında Apartman Gürültü Yönetmeliği gelmektedir.
Apartman Gürültü Yönetmeliği ne göre uyulması gereken kurallar şu şekildedir;
  • Her türlü gereksiz gürültüden kaçınılmalıdır.
  • Mesai günlerinde öğleyin saat 13 ile 15 arasında (öğle istirahatı) ve geceleri saat 19:00 – 07:00 gürültülü hareketler yasaktır.
  • Pazar günü ve resmi tatil günleri tüm gün boyunca istirahat vakti olarak kabul edilir.
  • Mekanik ve elektronik müzik aletlerinin ve ses aygıtlarının sesi genel olarak sadece odanın içinde duyulacak kadar açılır.

Apartmanda Gürültü Yapmanın Cezası Nedir ?
Apartmanda gürültü yapmanın cezası, Kabahatler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Bu kanunlara göre, suçun niteliğine göre yaptırım para cezası olabileceği gibi, hapis cezası da olabilir.

Kabahatler Kanunu
Gürültü
Madde 36 -
(1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.



Türk Ticaret Kanunu
Kişilerin huzur ve sükununu bozmaMadde 123 - Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.


Burada "Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültü" konusunu açmak gerekirse; örneğin bir yüksek sesle müzik dinlemek ile bir çocuğun ağlaması aynı şey değildir. Çoçuğun ağlaması yaşamın doğasında olan bir şeydir. Ancak yüksek ses ile müzik dinlemek keyfi bir davranıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi dinlediğiniz müziğin sesi bulunduğunuz odanın dışına çıkmayacak şekilde olmalıdır.

Belirtilen saatler içinde ev içinde tadilat veya tamirat yapamazsınız. Yapacağınız tadilat önem arz ediyor ve o an yapılması gerekiyor ise mutlaka gürültüsü duyulacak olan daire sakinlerine durumu izah ederek onların onayını alınız. Zira sizin evinizde oluşan ve hemen tadilat gerektiren durumu komşularınız bilmiyordur.

Bayanların temizlik konusunda da çok dikkatli olmaları gerekir. Örneğin; balkonunuzdan aşağı halı veya başka bir bez silkeleyemezsiniz. Belirtilen saatlerde elektrik süpürgesi çalıştıramazsınız.


Apartmanlar sayesinde her ne kadar insanların komşuları artmış ve yakınlaşmış olsa da aslında komşuluk ilişkilerinden uzaklaşmıştır. Siz her ne olursa olsun komşularınız ile aranızı bozmayın ve birbirinize karşı saygı da kusur etmeyiniz.

İşletme Projesinin Yapılması, İtiraz Süresi ve Kesinleşmesi

İşletme Projesinin Yapılması, İtiraz Süresi ve Kesinleşmesi




İşletme Projesi Hazırlama Zorunluluğu
Kat Mülkiyeti Kanunu md. 37 açıkca belirtildiği gibi kat malikleri kurulu eğer apartmanın bir işletme projesi yok ise hiç gecikmeksizin bir işletme projesi hazırlaması gerekmektedir.
3. İşletme projesinin yapılması:
Madde 37 – (Değişik: 13/4/1983 - 2814/12 md.)
Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, yönetici gecikmeksizin bir işletme projesi yapar.
Bu projede özellikle:
a) Anagayrimenkulün bir yıllık yönetiminde tahmini olarak gelir ve gider tutarları;
b) Tüm giderlerden her kat malikine, bu Kanunun 20 nci maddesindeki esaslara göre düşecek tahmini miktar;
c) Tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin 20 nci maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı;
Gösterilir.
Bu proje,kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilir. Bildirimden başlayarak yedi gün içinde projeye itiraz edilirse durum kat malikleri kurulunda incelenir ve proje hakkında, karar verilir, gerekirse yeni bir proje hazırlanır.
Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.

İşletme Projesini Nasıl Hazırlayacağım ?
İşletme projesi yıllık tahmini gider tutarlarının hesaplanarak, bu giderlerden dolayı dairelere düşecek tahmini miktarın belirlenmesi ve giderleri karılamak için dairelereden toplanacak aidat miktarının hesaplanmasıdır.

Sizlere çok basit bir örnek ile açıklayacak olursak ;

Örneğin 10 daireli bir apartmanımız olsun. Bu apartmanımız için 2016 yılı tahmini gelir ve giderlerimizi yazalım.

2016 YILI GİDERLER (Yıllık):
Bina Görevlisi Ücreti  = 21.600 TL
Asansör Bakımı = 1.200 TL
Temizlik Giderleri = 800 TL
Elektrik - Su = 600 TL
Genel Giderler = 2.000 TL

Yukarıdaki örnekte yıllık olarak tahmini giderler toplamımız 26.200 TL dir. Toplam giderimizi dairelere dağıtacak olursak bir daire sakinin ödeyeceği tutar (26.200/10) 2.620 TL dir. Bunu aylara dağıtırsak (2.620/12) 218 TL çıkacaktır.

Yani bu apartmanımız için 2016 yılında toplanacak olan aidat tutarı 218 TL dir.

İşletme projesi örneği olarak internette arama yaptığınızda farklı farklı örnekler bulabilirsiniz. Burada kesin işletme projesinin kesin ve doğru olan şablonu şudur diye bir dosya yoktur. Önemli olan yıllık tahmini giderlerinin yazılması, dağıtılması ve ödeme planının olmasıdır.

Yukarıdaki örneği kolay bir şekilde Biyos ile yapabilirsiniz. Biyos ile hazırladağım örnek proje dosyasını indirmek için tıklayınız...

İşletme Projesinin Tebliğ Edilmesi
Yönetim tarafından hazırlanan işletme projesi daire sakinlerine posta yoluyla veya imza karşılığı tebliğ edilir. Ancak burada tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ durumunda ise borç yükümlülüğünüz ortadan kalkmaz. Bu konuda 12.6.1995 Yargıtay ın bir dava sonucu verdiği karar da özetle "Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre bir işletme projesinin yapılması ve bunun kat maliklerine tebliği gerekli ise de, böyle bir işlem yapılmadığı takdirde kat maliki yada kiracısı, ortak giderlere katılma yükümlülüğünden kurtulmaz. Bunun yaptırımı, Kat Mülkiyeti Kanununun 37. maddesinin son fıkrası hükmünden yararlanma olanağının kaybıdır. Bu durumda yönetici, İcra İflas Kanununun 68. maddesine göre değil, 67. maddesine göre açacağı dava ile alacağını genel hükümler dairesinde ispat ile yükümlüdür." şeklinde bir kararı vardır. Yani bu karara göre diyeli ki yönetici işletme projesini panoya astı size tebliğ etmedi, ya da işletme projesinin bir kopyasını sizden imza almadan kapınızı önüne bıraktı vb... gibi durumlarda bana tebliğ edilmedi diyemiyoruz.

 Kiracıya tebliğ edilen işletme projesi kat malikine de tebliğ edilmiş sayılır. Kiracı işletme projesini kat malikine de iletmek durumundadır.

İşletme Projesine Nasıl ve Ne Zaman İtiraz Edilir ?
İşletme projesi tebliğ tarihinden sonra 7 gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz için apatman veya site yönetimine bir dilekçe yazarak ilgili işletme projesinin yeniden görüşülmesine dair bir dilekçe yazmanız yeterlidir. Yani dilekçenize bu gider bu kadar para olur mu? neden bu kadar yüksek? bunu daha ucuza yaptırırız vs. gibi şeyler yazmanıza hiç gerek yoktur. Bunları itirazınız sonrası yapılacak toplantıda dile getirebilirsiniz. İtiraz için yazmış olduğunuz dilekçeyi 7 gün içinde imza karşılığı yöneticinize veriniz veya taahhütlü posta yoluyla yöneticinize iletiniz.

Yapılan itiraz kat malikleri kurulunda incelenir ve proje hakkında karar verilir, gerekirse yeni bir proje hazırlanır.

İşletme Projesinin Kesinleşmesi

İşletme projesi tebliğ edildikten sonra 7 gün içerisinde herhangi bir itiraz söz konusu değil ise işletme projesi kesinleşmiş olur. Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır. 

Apartmandaki (her türlü) tadilatlarda oy birliği şartı

 Apartmandaki (her türlü) tadilatlarda oy birliği şartı


Apartmandaki tadilatlarda oy birliği şartı

Toplu yaşam alanlarında yapılacak uygulamaların hukuki boyutu...

Kat mülkiyeti, sosyal ve ekonomik ihtiyaçların zorladığı geniş kitlelerin konut sıkıntısını gidermek amacıyla kabul edilmiş özel bir taşınmaz mülkiyet çeşididir. Kat Mülkiyeti Kanunu, bir taraftan kişilerin özel mülkiyet hakkını korumakta diğer taraftan toplu yaşamdan kaynaklı sorumluluk ve hakların sınırını çizerek daha düzenli bir yaşam biçimi sürdürülmesini hedeflemektedir. Avukat Birgül Sönmez Şimşek, toplu yaşam alanlarında yapılacak uygulamaların hukuki boyutu hakkında bilgiler verdi.

Müstakil evlerdeki yaşamlardan, bir şehir kapasitesindeki apartmanlarda toplu yaşam biçimine geçildiği günümüzde kat mülkiyeti kanunu bir şehri yöneten temel kanun niteliğinde olup önemi her geçen gün artmaktadır.
1965 yılında yürürlüğe giren 634 Sayılı kat Mülkiyeti Kanunu (KMK), zaman içinde yapılan değişiklikler ve eklenen yeni maddeler ile güncel ve değişen sorunlara yasal zeminde çözüm bulmayı amaçlamıştır. Yasa maddeleri tüm sorunları çözebilecek ve tek tek düzenleyebilecek nitelikte olamayacağından kanun koyucu sınır çizmeden örnekleme yoluna giderek tanımlamalarda bulunmuş, birçok somut olayda yargı makamları özellikle Yargıtay’ın örnek kararlarına bakarak ilk derece mahkemelerinde sorunları çözmeye çalışmıştır.
Bir yapıda esas olan o binanın yönetim planıdır
Yönetim planı tapuya tescil edilir, yönetim planı, KMK ve hukukun genel ilkelerine aykırı olamaz. Bir yerde yönetim planı yok ise veya mevcut plan kanuna aykırı alınmış ise bu takdirde bu yerde KMK maddeleri uygulanacaktır. Kat malikleri (Kat mülkiyetinde bağımsız bölümler üzerinde mülkiyet hakkı sahibi) kendilerine ait bağımsız bölüm üzerinde ancak bu kanunun hükümleri saklı kalmak kaydıyla mülkiyet haklarını kullanabilirler. Kat malikleri gerek bağımsız bölümleri, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirlerinin haklarını çiğnenememek ve yönetim planındaki maddelere uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler. Kat maliklerin bu sorumluluğu kiracı, oturma hakkına sahip kişiler ile bunlar dışında bu bölümlerden faydalanan herkes açısından aynı şekilde geçerlidir.
Ortak yerlerdeki uygulamalar için oy birliği gerekir
Kat Mülkiyeti Kanununda yapılan değişiklikle ortak yerlerin tanımı genişletilmiştir. Daha önceden taşıyıcı sistem ve kolonlar ortak yer kabul edilmezken özellikle binaların zemin katlarında dükkan alanını genişletmek için kolon kesilmesi ve bunlarında telafisi imkansız sonuçlara yol açması nedenleriyle ortak yerler kavramı yeniden tanımlanmıştır. Bir yer yönetim planı ile de ortak yer olarak kabul edilebilinir. Her iki durumda da ortak yerle ilgili bir işlem yapılabilmesi için tüm kat maliklerinin oy birliği ile bu işlemi kabul etmesi gerekir, aksi takdirde ortak yerle ilgili tadilat v.d. işler yapılamaz.
Kat malikleri, ana gayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz.
Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun ana yapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya ana yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Her kat maliki ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.
Kat malikleri, ana gayrimenkulün ortak yerlerinde kendi başlarına bir değişiklik yapamazlar; ortak yerlerin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarayacak bütün yenilik ve ilaveler, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır.
Kat maliklerinden birinin isteği üzerine ısı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır. Ancak toplam inşaat alanı iki bin metrekare ve üzeri olan binalarda merkezi ısıtma sisteminin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oy birliği ile verecekleri karar üzerine yapılır. Bu konuda yapılacak ortak işlerin giderleri arsa payı oranına göre ödenir.
Lüks masraflar: Yapılması arzu edilen yenilik ve ilaveler çok masraflı ise veya yapının özel durumuna göre lüks bir nitelik taşıyorsa ya da ana gayrimenkulün bütün kat malikleri tarafından kullanılması mutlaka gerekli olan yerlerinde veya geçitlerinde bulunmuyorsa, bunlardan faydalanmak istemeyen kat maliki, gidere katılmak zorunda değildir. Bu gibi yenilik ve ilavelerin giderini, onların yapılmasına karar vermiş olan kat malikleri öderler. Bununla beraber, başlangıçta giderlere katılmayan kat maliki veya onun külli veya cüzi halefleri yenilik ve ilavelerin yapılması ve korunması giderlerine sonradan, kendi arsa payları oranında katılırlarsa, yapılan lüks yenilik veya ilaveden faydalanma hakkını kazanırlar.
Bağımsız bölüm ilavesi: Ana gayrimenkulün üstüne kat ilavesi veya mevcut çekme kat yerine tam kat yapılması veya zemin veya bodrum katlarında veya arsanın boş kısmında KMK. 24 üncü maddenin ikinci fıkrasında yazılı yerlerin sonradan yapımı veya ilavesi için kat malikleri kurulunun buna oy birliğiyle karar vermesi gerekir.
Ana gayrimenkulün bu inşaattan sonra alacağı duruma göre, yapılan yeni ilaveler de dahil olmak üzere bütün bağımsız bölümlerine tahsis olunacak arsa paylarının, usulüne göre yeniden ve oy birliğiyle tespit edilmesi şarttır.
İlave edilecek yeni bağımsız bölüme tahsis edilen arsa payı üzerinde, tapu memuru huzurunda yapılacak resmi senetle, kat irtifakı kurularak bunun, ana gayrimenkulün bütün bağımsız bölümlerinin kat mülkiyeti kütüğündeki irtifaklar hanesine tescil edilmesi ve ana gayrimenkulün kapanan eski kütük sayfasıyla bağlantı sağlanması gerekir.
Bu nitelikteki ilave ve genişletmelere muvafakat etmekle beraber kendisi katılmak istemeyen kat maliklerinin arsa paylarından, bu ilaveler sebebiyle azalan kısmın, ilaveyi yaptıranların bağımsız bölümlerine tahsisini kabul ettikleri, resmi senette belirtilir.
Bu takdirde, yeni bağımsız bölümün yapılmasına katılmayan kat maliklerinin arsa paylarından yeni tahsis sebebiyle azalan kısmın bedeli kendilerine ödenmek şartıyla, yeni yapılan bağımsız bölüm, kat irtifakı kurulmasına dair olan eski resmi senet gereğince kat mülkiyetine çevrilerek onu yaptıranın mülkü veya yaptıranların ortak mülkü olur ve kat mülkiyeti kütüğünün ayrı bir sayfasına yeni malik veya malikler adına tescil edilir.
Ana gayrimenkulün bir hakla kayıtlanması veya arsanın bölünmesi ve bölünen kısmın mülkiyetinin başkasına devrolması gibi temliki tasarruflar veya ana yapının dış duvarlarının, çatı-damının reklam maksadıyla kiralanması gibi önemli yönetim işleri ancak bütün kat maliklerinin oy birliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabilir. 

İŞLETME PROJESİ

 Örnek İşletme Projesi



İŞLETME PROJESİİşletme Projesi Kat Mülkiyeti Birliğinin Bütçesi’dir.
Kat Malikleri Kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa yönetici (veya Yönetim Kurulu) gecikmeksizin bir işletme projesi yapar. (KMK.. Md.37)
 Bu projede özellikle aşağıdaki konular gösterilir.
 Anagayrimenkulün bir yıllık yönetiminde tahmini olarak gelir ve gider tutarları :
 Giderler genellikle şunlardır.
 Yıllık yakıt gideri,
 Yıllık kapıcı,kaloriferci,bekçi,bahçıvan giderleri ve bunların Sosyal Sigortalar Primlerinin yıllık tutarı.
 Anagayrimenkulün ortak yerlerinin ve tesislerinin yıllık bakımı, korunma ve işletme giderleri.
 Ana gayrimenkul sigortalı ise yıllık sigorta primi,
 Kat malikleri kurulunca kararlaştırılmış işler için yıllık giderler.
 Beklenmedik ve acil işler giderleri.
 Tüm giderler her kat malikine KMK. Md.20 deki esaslara göre düşecek tahmini miktar.
Tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin KMK. Md.20 deki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı.
 KMK. Md. 20 ye göre Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça,
 Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak,
 Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi giderleri ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payları oranında katılmakla yükümlüdür.
İşletme Projesi aşağıdaki örneğe göre hazırlanır.
 İŞLETME PROJESİ

…………..İli,……………ilçesi………………mahallesi…………..sokaktaki……..kapı nolu ………….apartmana ait İşletme Projesidir.
A-GİDERLER
 1- Yıllık yakıt gideri olarak………………TL.nın harcanacağı tahmin ve tespit edilmiştir.
 2- Kapıcı ve kaloriferci ücreti aylık ………TL olup,yıllık kesin olarak ………TL.dir.
 3- Sosyal Sigortalar primi yıllık kesin olarak ………………..TL.dir.
 4- Anagayrimenkulün sigorta priminin yıllık kesin tatarı ………………TL.dir.
 5- Anagayrimenkulün ortak yerlerinin ve tesislerinin bakım, korunma, onarım ve işletme giderleri yıllık tahmini …………………..TL.dir.
 6- Kat Malikleri Kurulu kararı gereğince bahçenin ıslahı, tanzimi ve bakımı için görevlendirilecek bahçıvan için ödenecek aylık ……………TL.dır. Sigorta primide dahil olmak üzere yıllık tahmini ………………TL.dir.
 7- Eskiyen posta kutuları, kapı zilleri merdiven otomatiklerinin yenilenmesi için harcanacak miktar tahmini …………….TL.dir.
 8- Yıllık PTT, Noter ve mahkeme masrafları tahmini ………….TL.dir.
 9- Beklenmedik ve acil işler için tahmini ……………..TL.dir.
 10- Böylece ana gayrimenkulün yıllık masrafı ………………….tahmini TL.dir.
B-GELİRLER
 1- Bağımsız bölüm maliklerinin arsa paylarına göre ödeyecekleri aylık yakıt ücretleri aşagıda gösterilmiştir.
Bu miktarlar, katılma paylarına göre kesindir. Ancak,yakıt harcamaları dikkate alınarak ayrıca ilaveler yapılabilecektir.
 Bağımsız Ödeyeceği
 Bölüm No. Nev’i Maliki Miktar TL.
 1 Dükkan ……………….. ……………
 2 Konut ………………. ……………

 2- Her kat maliki ; kapıcı ve kaloriferci olarak ayda ……………TL.ödeyecektir.
 Her dükkan maliki, kapıcı ve kaloriferci ücreti olarak ayda ………….TL.ödeyecektir.
 Her kat ve dükkan maliki bahçıvan ücreti olarak bir kereye mahsus olmak üzere……….TL.ödeyecektir.
 3- Anagayrimenkulün ortak yerlerinin bakımı, korunma ve onarım giderleriyle ve tüm sigorta primleri için her bağımsız bölüm malikinden arsa payları esas alınarak ayda aşağıda gösterilen miktarda avans alınacaktır.

 Bağımsız Bölüm No. Nev’i Maliki Ödeyeceği Miktar TL.
 1 Dükkan ……………… ……………..
 2 Konut ……………… ……………..

 4-Eskiyen posta kutuları, kapı zilleri ve merdiven otomatiklerinin yenilenmesi için, konut maliklerinden eşit olarak ve bir defaya mahsus olmak üzere ……..TL.alınacaktır. Kendilerini ilgilendirmediği için dükkan malikleri bu giderlere katılmayacaktır.
 5- PTT, Noter ve mahkeme giderleri için, her kat malikinden bir kereye mahsus olmak üzere ………TL.alınacaktır.
6- Beklenmedik ve acil işler için, arsa payları esas alınarak her kat maliklerinden ayda …….TL.alınacaktır.
 7- Böylece, yıllık gider miktarı …………..TL.; yıllık gelir miktarı……………TL.olacak ve gelirlerimiz, giderleri tamamen karşılayacaktır.
 8- Artan gelir olursa, gelecek yıla gelir olarak devredilecektir.
9- Tahminlerimiz üstünde masraf yapılması gerektiğinde veya fiyatlarda beklenmedik artışlar olduğunda, Kat Malikleri Kurulu’nun vereceği karara göre ek taleplerde bulunulacaktır.
 10- Yönetici her bağımsız bölüm malikinden, sonuç olarak, her ay ödemesi gereken miktarı avans olarak tahsil edecek ve karşılığında tahsilat makbuzu verecektir. Kesin hesap yıl sonunda yapılacaktır.
 11-Bu İşletme Projesi ../…/2011 tarihinde yönetici (veya Yönetim Kurulu) tarafından düzenlenmiş olup, bütün kat maliklerine ayrı ayrı tebliğ edilecektir.
 12- Bu İşletme Projesine itirazı olanların tebliğinden itibaren 7 gün içinde Kat Malikleri Kurulu’na başvurması gerekmektedir.
13- Bu İşletme Projesi itiraz olunmazsa 7 gün sonra itiraz olunmuşsa Kat Malikleri Kurulu’nun karar tarihinden itibaren kesinleşmiş olacaktır.
 Bütün kat maliklerinin bilgilerine saygılarımla sunulur. ../../2011
Yönetici
 Adı,Soyadı yazılıp imzalanır.
 İşletme Projesi Yönetim Kurulu tarafından hazırlanmışsa Yönetici ibaresi yerine aşağıdaki ibareler yazılır.

 Başkan Üye Üye
 Ad,soyad,imza Ad soyad,imza Ad,Soyad,imza

24 Aralık 2014 Çarşamba

Kayyum nasıl atanır?

Kayyum nasıl atanır?

Kayyım olarak da ifade edilen "Kayyum", mahkeme tarafından bazı durumların meydana gelmesi ile atanıyor. Kayyum olarak atanan kimseler, veyaset makamının kendisine verdiği yetki ve görevler dahilinde çalışıyor.

Türk Medeni Kanununda detaylı açıklamasına yer verilen kayyum nasıl atanır, kayyumun atanabilmesi için hangi durumların meydana gelmesi gerekiyor? Merak ediyorsanız hemen yanıtlayalım.

Kayyum, uzun bir süre haber alınamayan birinden geriye kalan malların hiç bir kimse tarafından yönetilmediği takdirde, söz konusu malların yönetimi için atanabiliyor. Ayrıca mal sahibi malını doğrudan doğruya yönetemiyorsa ve vekil atayamıyor ise, vasi tayinine gerek görülmüyorsa; kimsesi yoksa hastaneye veya bakım evine yattığı süre içerisinde kendisinin mal varlığının yönetilmesi için de kayyum ataması yapılabiliyor.

Kayyum ataması ile ilgili Kanunda belirtilen diğer hükümler ise şu şekilde sıralanıyor.

Mal varlığına sahip kişinin ölümü halinde;
* Ölüme bağlı durumlarda; mirasçıların dağınık hallerde oluşu, adresleri belli olmayan, sağ olup olmadığı bilinmeyen veraset ilamı çıkarılana kadar veya kanuni mirasçıları belli olana kadar mal varlığının yönetiminin yapılması,
* Ölüme bağlı durumlarda; Mirasçılar arasında doğmamış ceninin bulunması halinde, ceninin sağ veya ölü olarak doğup doğmayacağı bilinmediğinden ceninin doğumuna kadar mal varlığının yönetiminin yapılması,

Özel veya tüzel ortaklıklarda bazı noksanların bulunması, yönetim kurullarının görevden alınması, Genel kurul toplantılarının yapılamaması, yeni yönetim seçilememesi veya seçilmiş yönetim iptal edilmiş olması hallerinde mal varlığının yönetiminin yapılması,

Belli bir iş için toplumun genel menfaati için toplanan yardımların, harcama koşul ve şartlarının belli olmasına kadar mal varlığın yönetiminin yapılması için kayyum tayin ediliyor.



Işıl Seren KESKİN/Emlakkulisi.com

TÜRK MEDENİ KANUNU (5)

TÜRK MEDENİ KANUNU (5)

No : 4721

ÜÇÜNCÜ KISIM : VESAYET
BİRİNCİ BÖLÜM : VESAYET DÜZENİ
BİRİNCİ AYIRIM : VESAYET ORGANLARI
A. GENEL OLARAK
Madde 396 - Vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır.
B. VESAYET DAİRELERİ
I. KAMU VESAYETİ
Madde 397 - Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür.
Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.
II. ÖZEL VESAYET
1. KOŞULLARI
Madde 398 - Vesayet altındaki kişinin menfaatinin haklı gösterdiği, özellikle bir işletmenin, bir ortaklığın veya benzeri işlerin sürdürülmesi gerektiği takdirde vesayet istisnai olarak bir aileye verilebilir.
Bu durumda vesayet makamının yetki, görev ve sorumluluğu kurulacak aile meclisine geçer.
2. KURULMASI
Madde 399 - Özel vesayet, vesayet altına alınan kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımının veya bir hısımı ile eşinin istemi üzerine denetim makamı tarafından kurulur.
3. AİLE MECLİSİ
Madde 400 - Aile meclisi, vesayet altındaki kişinin vasi olmaya ehil, denetim makamınca dört yıl için atanacak en az üç hısımından oluşur.
Vesayet altına alınanın eşi de aile meclisine üye olabilir.
4. GÜVENCE
Madde 401 - Aile meclisi üyeleri, görevlerini gereği gibi yerine getireceklerine dair güvence vermek zorundadırlar.
Güvence sağlanmadan özel vesayet kurulamaz.
5. SONA ERMESİ
Madde 402 - Aile meclisi görevini yapmadığı veya vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiği takdirde, denetim makamı her zaman aile meclisini değiştirebileceği gibi özel vesayeti de sona erdirebilir.
C. VASİ VE KAYYIM
Madde 403 - Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.
Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.
Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.
İKİNCİ AYIRIM : VESAYETİ GEREKTİREN HALLER
A. KÜÇÜKLÜK
Madde 404 - Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir halin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
B. KISITLAMA
I. AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞI
Madde 405 - Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.
Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
II. SAVURGANLIK, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI, KÖTÜ YAŞAMA TARZI, KÖTÜ YÖNETİM
Madde 406 - Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
III. ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAYICI CEZA
Madde 407 - Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır.
Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
IV. İSTEK ÜZERİNE
Madde 408 - Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.
C. USUL
I. İLGİLİNİN DİNLENİLMESİ VE BİLİRKİŞİ RAPORU
Madde 409 - Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hakim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.
II. İLAN
Madde 410 - Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.
Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez.
Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM : YETKİ
A. VESAYET İŞLERİNDE YETKİ
Madde 411 - Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.
B. YERLEŞİM YERİNİN DEĞİŞMESİ
Madde 412 - Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez.
Yerleşim yerinin değişmesi halinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilan olunur.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM : VASİNİN ATANMASI
A. KOŞULLARI
I. GENEL OLARAK
Madde 413 - Vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar.
Gereken durumlarda, bu görevi birlikte veya vesayet makamı tarafından belirlenen yetkileri uyarınca ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden çok vasi atanabilir.
Rızaları bulunmadıkça birden çok kimse vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez.
II. EŞİN VE HISIMLARIN ÖNCELİĞİ
Madde 414 - Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.
III. İLGİLİLERİN İSTEĞİ
Madde 415 - Haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır.
IV. VASİLİĞİ KABUL YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Madde 416 - Vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar, bu görevi kabul etmekle yükümlüdürler.
Aile meclisince atanma halinde vasiliği kabul yükümlülüğü yoktur.
V. VASİLİKTEN KAÇINMA SEBEPLERİ
Madde 417 - Aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilirler:
l. Altmış yaşını doldurmuş olanlar,
2.Bedensel özürleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar,
3. Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,
4. Üzerinde vasilik görevi olanlar,
5. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri, hakimlik ve savcılık mesleği mensupları.
VI. VASİLİĞE ENGEL OLAN SEBEPLER
Madde 418 - Aşağıdaki kişiler vasi olamazlar:
1. Kısıtlılar,
2. Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,
3. Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,
4. İlgili vesayet daireleri hakimleri.
B. ATAMA USULÜ
I. VASİNİN ATANMASI
Madde 419 - Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.
Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur.
Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır.
II. GEÇİCİ ÖNLEMLER
Madde 420 - Vesayet işleri zorunlu kıldığı takdirde vesayet makamı, vasinin atanmasından önce de resen gerekli önlemleri alır; özellikle, kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırabilir ve ona bir temsilci atayabilir.
Vesayet makamının kararı ilan olunur.
III. TEBLİĞ VE İLAN
Madde 421 - Atama kararı vasiye hemen tebliğ olunur.
Kısıtlamaya ve vasi atanmasına veya kısıtlanan velayet altında bırakılmışsa buna ilişkin karar, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.
IV. KAÇINMA VE İTİRAZ
1. USUL
Madde 422 - Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.
Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.
2. GEÇİCİ GÖREV
Madde 423 - Vasiliğe atanan kimse, vasilikten kaçınmış veya atanmasına itiraz edilmiş olsa bile, yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.
3. KARAR
Madde 424 - Denetim makamı, vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kimseye ve vesayet makamına bildirir.
Vasiliğe atananın görevden alınması halinde vesayet makamı, hemen yeni bir vasi atar.
V. GÖREVİN VERİLMESİ
Madde 425 - Atama kararı kesinleşince vesayet makamı vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapar.
BEŞİNCİ AYIRIM : KAYYIMLIK VE YASAL DANIŞMANLIK
A. KAYYIMLIĞI GEREKTİREN HALLER
I. TEMSİL
Madde 426 - Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar:
1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,
2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,
3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.
II. YÖNETİM
1. KANUN GEREĞİ
Madde 427 - Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hallerde bir yönetim kayyımı atar:
1. Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse,
2. Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,
3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa,
4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,
5. Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa.
2. İSTEK ÜZERİNE
Madde 428 - İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa, ergin bir kişiye kendi isteği üzerine bir kayyım atanabilir.
B. YASAL DANIŞMANLIK
Madde 429 - Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye aşağıdaki işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır:
1. Dava açma ve sulh olma,
2. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
3. Kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi,
4. Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri,
5. Ödünç verme ve alma,
6. Ana parayı alma,
7. Bağışlama,
8. Kambiyo taahhüdü altına girme,
9. Kefil olma.
Aynı koşullar altında bir kimsenin malvarlığını yönetme yetkisi, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabilir.
C. YETKİ
Madde 430 - Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır.
Yönetim kayyımı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atanır.
D. USUL
Madde 431 - Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır.
Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, ancak vesayet makamının gerekli görmesi halinde ilan olunur.
ALTINCI AYIRIM : KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI
A. KOŞULLARI
Madde 432 - Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması halinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.
İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.
B. YETKİ
Madde 433 - Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bulunduğu yer vesayet makamına aittir.
Yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı, kurumdan çıkarmaya da yetkilidir.
C. BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Madde 434 - Kısıtlı bir kişi bir kuruma yerleştirildiği veya alıkonulduğu ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğü takdirde, kişinin bulunduğu yer vesayet makamı veya özel kanunlarda öngörülen ilgililer, durumu yerleşim yeri vesayet makamına bildirmekle yükümlüdürler.
D. İTİRAZ
Madde 435 - Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, verilen karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler.
Bu hak, kurumdan çıkarılma isteminin reddi halinde de kullanılabilir.
E. USUL
I. GENEL OLARAK
Madde 436 - Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tabidir:
1. Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.
2. Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
3. Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hakime ulaştırılır.
4. Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hakim durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir.
5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmi sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Vesayet makamının daha önceden bilirkişiye başvurmuş olması halinde denetim makamı bundan vazgeçebilir.
II. YARGILAMA USULÜ
Madde 437 - Hakim, basit yargılama usulüne göre karar verir.
Gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır.
Hakim, karar verirken ilgili kişiyi dinler.
İKİNCİ BÖLÜM : VESAYETİN YÜRÜTÜLMESİ
BİRİNCİ AYIRIM : VASİNİN GÖREVLERİ
A. GÖREVE BAŞLAMA
I. DEFTER TUTMA
Madde 438 - Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, vakit geçirilmeksizin, yönetilecek malvarlığının defteri tutulur.
Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur.
Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmi defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmi defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur.
II. DEĞERLİ ŞEYLERİN SAKLANMASI
Madde 439 - Kıymetli evrak, değerli eşya, önemli belge ve benzerleri, malvarlığının yönetimi bakımından bir sakınca yoksa, vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yere konulur.
III. TAŞINIRLARIN SATILMASI
Madde 440 - Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hakim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.
Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.
IV. PARALARIN YATIRILMASI
1.YATIRMA ZORUNLULUĞU
Madde 441 - Vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir.
Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür.
2. YATIRIMLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ
Madde 442 - Yeteri kadar güven verici olmayan yatırımlar, güvenli yatırımlara dönüştürülür.
Dönüştürme işleminin uygun zamanda ve vesayet altındaki kişinin menfaati gözetilerek yapılması gerekir.
V. TİCARİ VE SINAİ İŞLETMELER
Madde 443 - Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde ticari, sınai veya benzeri bir işletme varsa; vesayet makamı, bunların işletilmesinin devamı veya tasfiyesi için gerekli talimatı verir.
VI. TAŞINMAZLARIN SATILMASI
Madde 444 - Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hallerde mümkündür.
Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu halde açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.
Ancak denetim makamı, istisnai olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.
B. ÖZEN VE TEMSİL
I. KİŞİYE ÖZEN
1. KÜÇÜKLERDE
A. GENEL OLARAK
Madde 445 - Vesayet altındaki kişi küçük ise, vasi onun bakımı ve eğitimi için gereken önlemleri almakla yükümlüdür.
Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vasi bu konuda ana ve babanın yetkilerine sahiptir.
B. KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI
Madde 446 - Küçüklerin koruma amacıyla bir kuruma yerleştirilmesine vasinin başvurusu üzerine vesayet makamı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bizzat vasi karar verir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir.
Bunun dışında usul ve yetkiyle ilgili konularda kısıtlı olsun veya olmasın erginlerin korunması amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına ilişkin hükümler uygulanır.
Onaltı yaşını doldurmamış çocuk bu konuda mahkemeye bizzat başvuramaz.
2. KISITLILARDA
Madde 447 - Vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde vasi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümlere göre kısıtlıyı bir kuruma yerleştirebilir veya orada alıkoyabilir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir.
II. TEMSİL
1. GENEL OLARAK
Madde 448 - Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder.
2. YASAK İŞLEMLER
Madde 449 - Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır.
3. VESAYET ALTINDAKİ KİŞİNİN GÖRÜŞÜNÜN ALINMASI
Madde 450 - Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde, onun görüşünü almakla yükümlüdür.
Vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.
4. VESAYET ALTINDAKİ KİŞİNİN YAPABİLECEĞİ İŞLER
A. VASİNİN RIZASI
Madde 451 - Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.
Yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hakimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur.
B. ONAMAMANIN SONUCU
Madde 452 - Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Ancak, vesayet altındaki kişi, sadece kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur.
Vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış ise, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur.
5. MESLEK VEYA SANAT
Madde 453 - Vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmiş ise, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.
C. MALVARLIĞININ YÖNETİLMESİ
I. YÖNETİM VE HESAP TUTMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Madde 454 - Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır.
Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her halde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür.
Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip ise, hesabın hakim tarafından incelenmesi sırasında olanak ölçüsünde hazır bulundurulur.
II. SERBEST MALLAR
Madde 455 - Vesayet altındaki kişi, kendi tasarrufuna bırakılmış olan mallar ile vasinin izniyle çalışarak kazandığı malları serbestçe yönetir ve kullanır.
D. GÖREVİN SÜRESİ
Madde 456 - Vasi, kural olarak iki yıl için atanır.
Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir.
Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
E. VASİNİN ÜCRETİ
Madde 457 - Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir.
İKİNCİ AYIRIM : KAYYIMIN GÖREVLERİ
A. KAYYIMIN KONUMU
Madde 458 - Bir kimseye kayyım atanması onun fiil ehliyetini etkilemez. Yasal danışmanlığa ilişkin hükümler saklıdır.
Kayyımın görev süresi ve ücreti vesayet makamı tarafından belirlenir.
B. KAYYIMLIĞIN KAPSAMI
I. BELLİ BİR İŞ
Madde 459 - Belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyım, vesayet makamının talimatına aynen uymak zorundadır.
II. MALVARLIĞININ YÖNETİMİ
Madde 460 - Kayyım bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmiş ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabilir.
Kayyımın, bunun dışındaki işleri yapabilmesi, temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlıdır.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM : VESAYET DAİRELERİNİN GÖREVLERİ
A. ŞİKAYET VE İTİRAZ
Madde 461 - Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikayette bulunabilir.
Vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir.
B. İZİN
I. VESAYET MAKAMINDAN
Madde 462 - Aşağıdaki hallerde vesayet makamının izni gereklidir:
1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
4. Ödünç verme ve alma,
5. Kambiyo taahhüdü altına girme,
6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
8. Acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
10. Borç ödemeden aciz beyanı,
11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.
II. DENETİM MAKAMINDAN
Madde 463 - Aşağıdaki hallerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir:
1. Vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi veya evlat edinilmesi,
2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
6. Küçüğün ergin kılınması,
7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.
C. RAPOR VE HESAPLARIN İNCELENMESİ
Madde 464 - Vesayet makamı, vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları inceler; gerekli gördüğü hallerde bunların tamamlanması veya düzeltilmesini ister.
Vesayet makamı, rapor ve hesapları kabul veya reddeder; gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır.
D. İZNİN BULUNMAMASI
Madde 465 - Kanunen gerektiği halde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM : VESAYET ORGANLARININ SORUMLULUĞU
A. ÖZEN YÜKÜMÜ
Madde 466 - Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler.
B. VASİNİN SORUMLULUĞU
Madde 467 - Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur.
Kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
C. DEVLETİN SORUMLULUĞU
Madde 468 - Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi; vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.
Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.
Zararın doğmasına kusurları ile sebep olanlar, rücu hakkını kullanan Devlete karşı müteselsilen sorumludurlar.
D. GÖREV VE YETKİ
Madde 469 - Devletin vesayet dairelerinde görevli kişilere karşı rücu davasına bakmaya, vesayet dairelerinin bulunduğu yere en yakın asliye mahkemesi yetkilidir.
Vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : VESAYETİN SONA ERMESİ
BİRİNCİ AYIRIM : VESAYETİ GEREKTİREN HALLERİN SONA ERMESİ
A. KÜÇÜKLERDE
Madde 470 - Küçük üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer.
Erginliğe mahkemece karar verilmiş ise, mahkeme aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını tespit ve ilan eder.
B. HÜKÜMLÜLERDE
Madde 471 - Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
C. DİĞER KISITLILARDA
I. KALDIRILMASI
Madde 472 - Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer.
Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.
II. USULÜ
1. İLAN
Madde 473 - Kısıtlama ilan edilmişse, kaldırılması da ilan olunur.
Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilanın yapılmasına bağlı değildir.
2. AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞINDA
Madde 474 - Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde karar verilebilir.
3. SAVURGANLIK, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI, KÖTÜ YAŞAMA TARZI, KÖTÜ YÖNETİMDE
Madde 475 - Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikayete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.
4. İSTEK ÜZERİNE KISITLAMADA
Madde 476 - Kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.
D. KAYYIMLIKTA VE YASAL DANIŞMANLIKTA
I. GENEL OLARAK
Madde 477 - Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.
Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.
Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.
II. İLAN
Madde 478 - Atamanın ilan edilmiş olması veya vesayet makamının gerekli görmesi hallerinde, kayyımlığın sona erdiği de ilan olunur.
İKİNCİ AYIRIM : VASİLİK GÖREVİNİN SONA ERMESİ
A. FİİL EHLİYETİNİN YİTİRİLMESİ VE ÖLÜM
Madde 479 - Vasilik görevi, vasinin fiil ehliyetini yitirmesi veya ölümüyle sona erer.
B. SÜRENİN SONA ERMESİ VE UZATILMAMASI
I. SÜRENİN DOLMASI
Madde 480 - Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.
II. ENGELİN VEYA KAÇINMA SEBEBİNİN ORTAYA ÇIKMASI
Madde 481 - Vasi, vasiliğe engel bir sebebin ortaya çıkması halinde görevinden çekilmek zorundadır.
Vasi, bir kaçınma sebebi ortaya çıktığı takdirde sürenin bitiminden önce görevinden alınmasını isteyebilir; ancak, önemli sebeplerin varlığı halinde görevine devam etmek zorundadır.
III. GÖREVE DEVAM ZORUNLULUĞU
Madde 482 - Görevi sona eren vasi, yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmakla yükümlüdür.
C. GÖREVDEN ALINMA
I. SEBEPLERİ
Madde 483 - Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır.
Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir.
II. USULÜ
1. İSTEK ÜZERİNE VEYA RESEN
Madde 484 - Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi veya her ilgili, vasinin görevden alınmasını isteyebilir.
Görevden alınmayı gerektiren sebebin varlığını başka bir yoldan öğrenen vesayet makamı, vasiyi resen görevden almakla yükümlüdür.
2. ARAŞTIRMA VE UYARI
Madde 485 - Vesayet makamı, ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir.
Vesayet makamı, ağır olmayan hallerde vasiye görevden alınacağı konusunda uyarıda bulunur.
3. GEÇİCİ ÖNLEMLER
Madde 486 - Gecikmesinde tehlike bulunan hallerde vesayet makamı, vasiye geçici olarak işten el çektirip bir kayyım atayabileceği gibi; gerekirse muhtemel zararı göz önünde bulundurarak vasinin mallarına ihtiyati haciz koyabilir ve tutuklanmasını da isteyebilir.
4. DİĞER ÖNLEMLER
Madde 487 - Vesayet makamı, görevden alma ve uyarıda bulunmanın yanı sıra, vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli diğer önlemleri de almakla yükümlüdür.
5. İTİRAZ
Madde 488 - İlgililer, vesayet makamının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar.

KAYYIMLIK NEDİR?

KAYYIMLIK NEDİR?
     Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere o yerin en büyük mal memurunun, ilgili malın yönetimi için görevlendirilmesidir. Mal memuru tanımından, ilçelerde Mal Müdürü, illerde ise Defterdar anlaşılmalıdır. 3561 sayılı Mal memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca Büyükşehir Belediyeleri için kayyım, o ilin Defterdarıdır. Büyükşehir Belediye Teşkilatı olan yerlerde, ilçelerdeki Mal Müdürlerinin kayyımlık görevini Defterdarlara devretmesi gerekir.
     Temsil Kayyımı: Bir kişinin belli bir veya birkaç işini görmek maksadıyla atanan kayyıma temsil kayyımı denir.
     Yönetim (idare) Kayyımı: Türk Medenî Kanununun 427 nci maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla vesayet makamınca, Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde mahallin en büyük malmemurunun kayyım tayin edilmesidir.

Yasal Mevzuat
     Kayyımlık müessesesi genel olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun “Üçüncü Kısım Vesayet” bölümünde düzenlenmiştir. Medeni Kanunun 426. maddesinde “idari kayyımlık” 427. maddesinde ise “temsil kayyımlığı” düzenlemiştir. Medeni Kanuna göre, kayyımlık hususunda hüküm bulunmaması halinde vesayet hükümleri uygulanır.
   3561 sayılı Mal memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca kayyım atanan malları mahallin en büyük malmemuru idare eder. Bu kanuna göre kayyım tayin edilen malların idaresi, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, 3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun, 16/5/2009 tarih ve 27230 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Mal Memurunun Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik ve diğer özel hukuku düzenleyen yasa hükümlerine göre yapılır.
     Örneğin; kayyımca tebliğ edilen işgal tazminatı (ecrimisil) süresi içinde ödenmemesi halinde, genel hükümlere göre adliye mahkemelerinde alacak davası açılması, bu dava sonucuna göre hükmedilen bedelin rızaen ödenmemesi halinde, hükmedilen alacaklar için 2004 sayılı İcra İflas Kanununa göre icra takibi yapılması gerekir.
   Kayyım alacaklarının tahsili için 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa ve 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında kanundan yararlanılması mümkün değildir.

Hangi Durumlarda Kayyım Tayin Davası Açılabilir?
      a) Devam eden veya açılması gereken bir dava nedeniyle kayyım atanması
    Adli/idari mercilerde davası olan malların maliki veya paydaşlarından birine ulaşılamaması nedeniyle davaya devam edilememesi veya dava açılamaması halinde, ilgilisi gaibin haklarının korunması amacıyla kayyım tayini için yetkili Sulh Hukuk Hakimliğine müracaat edilebilir.
   Saymanlık müdürleri sayman sıfatı ile Sayıştay'a hesap verirler. Saymanlık yetkisi ve sorumluluğu Bakanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde müdür yardımcılarına devredilebilir. Bu durumda da saymanlık müdürleri sayman sıfatı ile saymanlığın hesabını bir bütün olarak Sayıştay'a vermeğe devam ederler.
      Örneğin;  
            1)  Bir kamu kurumu, bir malı kamulaştırmaya karar vermiş, ancak tapu maliki ortada bulunamamış ise,  o mal (taşınmaz)  sahibine kayyım tayini talebinde bulunabilir.
            2) Hisseli bir taşınmaz malın paydaşlarından birinin ortaklığın  giderilmesi (izale-i Şuyu) davası sırasında diğer paydaşlardan birine ulaşılamaması halinde, devam eden dava hâkiminden yetki alarak kayyım atama davası açabilir.

      b) İlgilisinin Sulh Hukuk Mahkemesine Müracatı/İhbarı
     Uzun yıllar kullanılmayan bir malın, sahibinden haber alınamaması, adresinin bilinmemesi ve mirasçıları var ise bunlara ulaşılamaması halinde ilgilisi, o şahsa Sulh Hukuk Mahkemelerinden kayyım atanması talebinde bulunabilir.
      c) Kayyım Atanması İçin Defterdarlıklarca Dava Açılması
     Defterdarlıklara yapılan ihbarlar sonucunda veya Tapu Sicil Müdürlüklerinde yapılan tapu taramalarına göre uzun yıllar tedavül (değişim) görmeyen tapu kayıt malikleri için araştırma yapılır. Bu araştırma sonucunda taşınmaz malikinin gaip olduğu ortaya çıkarsa, taşınmazın korunması, kamu düzeninin sağlanması ve ilerde hazine mülkiyetine geçme olasılığı da dikkate alınarak hazine avukatları aracılığı ile Sulh Hukuk Mahkemelerine müracaat (dava) edilir. Sulh Hukuk Mahkemeleri lüzum görmesi halinde kayyım atar.
   
İstanbul Defterdarlığı Kayyım Bürosu Başkanlığı Niçin Kurulmuştur, Görevi Nedir?
    3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanuna göre atanan kayyım (mahallin en büyük malmemuru), kayyımlık yetki ve görevlerinin bir bölümünü, sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla, astlarına devredebilir. Mal Memurunun Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik’in 5.maddesinde, kayyımlık işlemlerini daha etkin, verimli ve süratli yürütmek amacıyla Kayyım Bürosu Başkanlığı kurabileceği belirtilmiştir. Kayyım Bürosu Başkanının görevi, kayyım atanan mal varlıklarını yapılan yetki devri çerçevesinde basiretli bir tacir (iş adamı) gibi idare etmektir. Kayyım Bürosu Başkanı yaptığı işlemler nedeniyle kayyıma karşı sorumludur.
   Kayyım Bürosu Başkanlığı doğrudan kendisine ihbar edilen kişi/malvarlıklarını araştırır. Gerekiyorsa kayyım atanması için ilgili mercilere gönderir.

Kayyım Tayin edilmesi için İhbar ve Şikâyetler Nereye Yapılmalıdır?
    Kayyım tayin edilmesi için ihbar ve şikâyetler doğrudan ilgili Defterdarlıklar veya Mal Müdürlüklerine yapılmalıdır. O yerde Kayyım Bürosu kurulmuş ise ihbar ve şikâyetler kayyım bürosuna da yapılabilir.

İLGİLİ MEVZUAT

3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Yönetmelik
3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun

KAYYIMLIK İLETİŞİM BİLGİLERİ
Tel: +90 212 526 23 35 - 39 
Fax: 
+90 212 513 28 65
Adres :   Ankara Cad. No:6-A 34110 Cağaloğlu / İSTANBUL 
 
    İletişim Bilgileri:

    Adres: İstanbul Defterdarlığı
    Ankara Cad. 34110 Cağaloğlu-Fatih / İSTANBUL
    Tel : +90 212 402 40 00
    Fax: +90 212 522 04 00
    e-mail: istanbuldef@maliye.gov.tr