24 Aralık 2014 Çarşamba

Kayyum nasıl atanır?

Kayyum nasıl atanır?

Kayyım olarak da ifade edilen "Kayyum", mahkeme tarafından bazı durumların meydana gelmesi ile atanıyor. Kayyum olarak atanan kimseler, veyaset makamının kendisine verdiği yetki ve görevler dahilinde çalışıyor.

Türk Medeni Kanununda detaylı açıklamasına yer verilen kayyum nasıl atanır, kayyumun atanabilmesi için hangi durumların meydana gelmesi gerekiyor? Merak ediyorsanız hemen yanıtlayalım.

Kayyum, uzun bir süre haber alınamayan birinden geriye kalan malların hiç bir kimse tarafından yönetilmediği takdirde, söz konusu malların yönetimi için atanabiliyor. Ayrıca mal sahibi malını doğrudan doğruya yönetemiyorsa ve vekil atayamıyor ise, vasi tayinine gerek görülmüyorsa; kimsesi yoksa hastaneye veya bakım evine yattığı süre içerisinde kendisinin mal varlığının yönetilmesi için de kayyum ataması yapılabiliyor.

Kayyum ataması ile ilgili Kanunda belirtilen diğer hükümler ise şu şekilde sıralanıyor.

Mal varlığına sahip kişinin ölümü halinde;
* Ölüme bağlı durumlarda; mirasçıların dağınık hallerde oluşu, adresleri belli olmayan, sağ olup olmadığı bilinmeyen veraset ilamı çıkarılana kadar veya kanuni mirasçıları belli olana kadar mal varlığının yönetiminin yapılması,
* Ölüme bağlı durumlarda; Mirasçılar arasında doğmamış ceninin bulunması halinde, ceninin sağ veya ölü olarak doğup doğmayacağı bilinmediğinden ceninin doğumuna kadar mal varlığının yönetiminin yapılması,

Özel veya tüzel ortaklıklarda bazı noksanların bulunması, yönetim kurullarının görevden alınması, Genel kurul toplantılarının yapılamaması, yeni yönetim seçilememesi veya seçilmiş yönetim iptal edilmiş olması hallerinde mal varlığının yönetiminin yapılması,

Belli bir iş için toplumun genel menfaati için toplanan yardımların, harcama koşul ve şartlarının belli olmasına kadar mal varlığın yönetiminin yapılması için kayyum tayin ediliyor.



Işıl Seren KESKİN/Emlakkulisi.com

TÜRK MEDENİ KANUNU (5)

TÜRK MEDENİ KANUNU (5)

No : 4721

ÜÇÜNCÜ KISIM : VESAYET
BİRİNCİ BÖLÜM : VESAYET DÜZENİ
BİRİNCİ AYIRIM : VESAYET ORGANLARI
A. GENEL OLARAK
Madde 396 - Vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır.
B. VESAYET DAİRELERİ
I. KAMU VESAYETİ
Madde 397 - Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür.
Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.
II. ÖZEL VESAYET
1. KOŞULLARI
Madde 398 - Vesayet altındaki kişinin menfaatinin haklı gösterdiği, özellikle bir işletmenin, bir ortaklığın veya benzeri işlerin sürdürülmesi gerektiği takdirde vesayet istisnai olarak bir aileye verilebilir.
Bu durumda vesayet makamının yetki, görev ve sorumluluğu kurulacak aile meclisine geçer.
2. KURULMASI
Madde 399 - Özel vesayet, vesayet altına alınan kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımının veya bir hısımı ile eşinin istemi üzerine denetim makamı tarafından kurulur.
3. AİLE MECLİSİ
Madde 400 - Aile meclisi, vesayet altındaki kişinin vasi olmaya ehil, denetim makamınca dört yıl için atanacak en az üç hısımından oluşur.
Vesayet altına alınanın eşi de aile meclisine üye olabilir.
4. GÜVENCE
Madde 401 - Aile meclisi üyeleri, görevlerini gereği gibi yerine getireceklerine dair güvence vermek zorundadırlar.
Güvence sağlanmadan özel vesayet kurulamaz.
5. SONA ERMESİ
Madde 402 - Aile meclisi görevini yapmadığı veya vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiği takdirde, denetim makamı her zaman aile meclisini değiştirebileceği gibi özel vesayeti de sona erdirebilir.
C. VASİ VE KAYYIM
Madde 403 - Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.
Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.
Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.
İKİNCİ AYIRIM : VESAYETİ GEREKTİREN HALLER
A. KÜÇÜKLÜK
Madde 404 - Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir halin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
B. KISITLAMA
I. AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞI
Madde 405 - Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.
Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
II. SAVURGANLIK, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI, KÖTÜ YAŞAMA TARZI, KÖTÜ YÖNETİM
Madde 406 - Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
III. ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAYICI CEZA
Madde 407 - Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır.
Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
IV. İSTEK ÜZERİNE
Madde 408 - Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.
C. USUL
I. İLGİLİNİN DİNLENİLMESİ VE BİLİRKİŞİ RAPORU
Madde 409 - Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hakim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.
II. İLAN
Madde 410 - Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.
Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez.
Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM : YETKİ
A. VESAYET İŞLERİNDE YETKİ
Madde 411 - Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.
B. YERLEŞİM YERİNİN DEĞİŞMESİ
Madde 412 - Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez.
Yerleşim yerinin değişmesi halinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilan olunur.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM : VASİNİN ATANMASI
A. KOŞULLARI
I. GENEL OLARAK
Madde 413 - Vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar.
Gereken durumlarda, bu görevi birlikte veya vesayet makamı tarafından belirlenen yetkileri uyarınca ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden çok vasi atanabilir.
Rızaları bulunmadıkça birden çok kimse vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez.
II. EŞİN VE HISIMLARIN ÖNCELİĞİ
Madde 414 - Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.
III. İLGİLİLERİN İSTEĞİ
Madde 415 - Haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır.
IV. VASİLİĞİ KABUL YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Madde 416 - Vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar, bu görevi kabul etmekle yükümlüdürler.
Aile meclisince atanma halinde vasiliği kabul yükümlülüğü yoktur.
V. VASİLİKTEN KAÇINMA SEBEPLERİ
Madde 417 - Aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilirler:
l. Altmış yaşını doldurmuş olanlar,
2.Bedensel özürleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar,
3. Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,
4. Üzerinde vasilik görevi olanlar,
5. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri, hakimlik ve savcılık mesleği mensupları.
VI. VASİLİĞE ENGEL OLAN SEBEPLER
Madde 418 - Aşağıdaki kişiler vasi olamazlar:
1. Kısıtlılar,
2. Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,
3. Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,
4. İlgili vesayet daireleri hakimleri.
B. ATAMA USULÜ
I. VASİNİN ATANMASI
Madde 419 - Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.
Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur.
Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır.
II. GEÇİCİ ÖNLEMLER
Madde 420 - Vesayet işleri zorunlu kıldığı takdirde vesayet makamı, vasinin atanmasından önce de resen gerekli önlemleri alır; özellikle, kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırabilir ve ona bir temsilci atayabilir.
Vesayet makamının kararı ilan olunur.
III. TEBLİĞ VE İLAN
Madde 421 - Atama kararı vasiye hemen tebliğ olunur.
Kısıtlamaya ve vasi atanmasına veya kısıtlanan velayet altında bırakılmışsa buna ilişkin karar, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.
IV. KAÇINMA VE İTİRAZ
1. USUL
Madde 422 - Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.
Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.
2. GEÇİCİ GÖREV
Madde 423 - Vasiliğe atanan kimse, vasilikten kaçınmış veya atanmasına itiraz edilmiş olsa bile, yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.
3. KARAR
Madde 424 - Denetim makamı, vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kimseye ve vesayet makamına bildirir.
Vasiliğe atananın görevden alınması halinde vesayet makamı, hemen yeni bir vasi atar.
V. GÖREVİN VERİLMESİ
Madde 425 - Atama kararı kesinleşince vesayet makamı vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapar.
BEŞİNCİ AYIRIM : KAYYIMLIK VE YASAL DANIŞMANLIK
A. KAYYIMLIĞI GEREKTİREN HALLER
I. TEMSİL
Madde 426 - Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar:
1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,
2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,
3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.
II. YÖNETİM
1. KANUN GEREĞİ
Madde 427 - Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hallerde bir yönetim kayyımı atar:
1. Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse,
2. Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,
3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa,
4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,
5. Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa.
2. İSTEK ÜZERİNE
Madde 428 - İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa, ergin bir kişiye kendi isteği üzerine bir kayyım atanabilir.
B. YASAL DANIŞMANLIK
Madde 429 - Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye aşağıdaki işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır:
1. Dava açma ve sulh olma,
2. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
3. Kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi,
4. Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri,
5. Ödünç verme ve alma,
6. Ana parayı alma,
7. Bağışlama,
8. Kambiyo taahhüdü altına girme,
9. Kefil olma.
Aynı koşullar altında bir kimsenin malvarlığını yönetme yetkisi, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabilir.
C. YETKİ
Madde 430 - Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır.
Yönetim kayyımı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atanır.
D. USUL
Madde 431 - Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır.
Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, ancak vesayet makamının gerekli görmesi halinde ilan olunur.
ALTINCI AYIRIM : KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI
A. KOŞULLARI
Madde 432 - Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması halinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.
İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.
B. YETKİ
Madde 433 - Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bulunduğu yer vesayet makamına aittir.
Yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı, kurumdan çıkarmaya da yetkilidir.
C. BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Madde 434 - Kısıtlı bir kişi bir kuruma yerleştirildiği veya alıkonulduğu ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğü takdirde, kişinin bulunduğu yer vesayet makamı veya özel kanunlarda öngörülen ilgililer, durumu yerleşim yeri vesayet makamına bildirmekle yükümlüdürler.
D. İTİRAZ
Madde 435 - Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, verilen karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler.
Bu hak, kurumdan çıkarılma isteminin reddi halinde de kullanılabilir.
E. USUL
I. GENEL OLARAK
Madde 436 - Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tabidir:
1. Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.
2. Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
3. Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hakime ulaştırılır.
4. Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hakim durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir.
5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmi sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Vesayet makamının daha önceden bilirkişiye başvurmuş olması halinde denetim makamı bundan vazgeçebilir.
II. YARGILAMA USULÜ
Madde 437 - Hakim, basit yargılama usulüne göre karar verir.
Gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır.
Hakim, karar verirken ilgili kişiyi dinler.
İKİNCİ BÖLÜM : VESAYETİN YÜRÜTÜLMESİ
BİRİNCİ AYIRIM : VASİNİN GÖREVLERİ
A. GÖREVE BAŞLAMA
I. DEFTER TUTMA
Madde 438 - Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, vakit geçirilmeksizin, yönetilecek malvarlığının defteri tutulur.
Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur.
Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmi defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmi defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur.
II. DEĞERLİ ŞEYLERİN SAKLANMASI
Madde 439 - Kıymetli evrak, değerli eşya, önemli belge ve benzerleri, malvarlığının yönetimi bakımından bir sakınca yoksa, vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yere konulur.
III. TAŞINIRLARIN SATILMASI
Madde 440 - Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hakim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.
Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.
IV. PARALARIN YATIRILMASI
1.YATIRMA ZORUNLULUĞU
Madde 441 - Vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir.
Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür.
2. YATIRIMLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ
Madde 442 - Yeteri kadar güven verici olmayan yatırımlar, güvenli yatırımlara dönüştürülür.
Dönüştürme işleminin uygun zamanda ve vesayet altındaki kişinin menfaati gözetilerek yapılması gerekir.
V. TİCARİ VE SINAİ İŞLETMELER
Madde 443 - Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde ticari, sınai veya benzeri bir işletme varsa; vesayet makamı, bunların işletilmesinin devamı veya tasfiyesi için gerekli talimatı verir.
VI. TAŞINMAZLARIN SATILMASI
Madde 444 - Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hallerde mümkündür.
Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu halde açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.
Ancak denetim makamı, istisnai olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.
B. ÖZEN VE TEMSİL
I. KİŞİYE ÖZEN
1. KÜÇÜKLERDE
A. GENEL OLARAK
Madde 445 - Vesayet altındaki kişi küçük ise, vasi onun bakımı ve eğitimi için gereken önlemleri almakla yükümlüdür.
Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vasi bu konuda ana ve babanın yetkilerine sahiptir.
B. KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI
Madde 446 - Küçüklerin koruma amacıyla bir kuruma yerleştirilmesine vasinin başvurusu üzerine vesayet makamı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bizzat vasi karar verir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir.
Bunun dışında usul ve yetkiyle ilgili konularda kısıtlı olsun veya olmasın erginlerin korunması amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına ilişkin hükümler uygulanır.
Onaltı yaşını doldurmamış çocuk bu konuda mahkemeye bizzat başvuramaz.
2. KISITLILARDA
Madde 447 - Vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde vasi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümlere göre kısıtlıyı bir kuruma yerleştirebilir veya orada alıkoyabilir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir.
II. TEMSİL
1. GENEL OLARAK
Madde 448 - Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder.
2. YASAK İŞLEMLER
Madde 449 - Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır.
3. VESAYET ALTINDAKİ KİŞİNİN GÖRÜŞÜNÜN ALINMASI
Madde 450 - Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde, onun görüşünü almakla yükümlüdür.
Vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.
4. VESAYET ALTINDAKİ KİŞİNİN YAPABİLECEĞİ İŞLER
A. VASİNİN RIZASI
Madde 451 - Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.
Yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hakimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur.
B. ONAMAMANIN SONUCU
Madde 452 - Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Ancak, vesayet altındaki kişi, sadece kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur.
Vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış ise, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur.
5. MESLEK VEYA SANAT
Madde 453 - Vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmiş ise, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.
C. MALVARLIĞININ YÖNETİLMESİ
I. YÖNETİM VE HESAP TUTMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Madde 454 - Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır.
Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her halde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür.
Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip ise, hesabın hakim tarafından incelenmesi sırasında olanak ölçüsünde hazır bulundurulur.
II. SERBEST MALLAR
Madde 455 - Vesayet altındaki kişi, kendi tasarrufuna bırakılmış olan mallar ile vasinin izniyle çalışarak kazandığı malları serbestçe yönetir ve kullanır.
D. GÖREVİN SÜRESİ
Madde 456 - Vasi, kural olarak iki yıl için atanır.
Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir.
Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
E. VASİNİN ÜCRETİ
Madde 457 - Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir.
İKİNCİ AYIRIM : KAYYIMIN GÖREVLERİ
A. KAYYIMIN KONUMU
Madde 458 - Bir kimseye kayyım atanması onun fiil ehliyetini etkilemez. Yasal danışmanlığa ilişkin hükümler saklıdır.
Kayyımın görev süresi ve ücreti vesayet makamı tarafından belirlenir.
B. KAYYIMLIĞIN KAPSAMI
I. BELLİ BİR İŞ
Madde 459 - Belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyım, vesayet makamının talimatına aynen uymak zorundadır.
II. MALVARLIĞININ YÖNETİMİ
Madde 460 - Kayyım bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmiş ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabilir.
Kayyımın, bunun dışındaki işleri yapabilmesi, temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlıdır.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM : VESAYET DAİRELERİNİN GÖREVLERİ
A. ŞİKAYET VE İTİRAZ
Madde 461 - Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikayette bulunabilir.
Vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir.
B. İZİN
I. VESAYET MAKAMINDAN
Madde 462 - Aşağıdaki hallerde vesayet makamının izni gereklidir:
1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
4. Ödünç verme ve alma,
5. Kambiyo taahhüdü altına girme,
6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
8. Acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
10. Borç ödemeden aciz beyanı,
11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.
II. DENETİM MAKAMINDAN
Madde 463 - Aşağıdaki hallerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir:
1. Vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi veya evlat edinilmesi,
2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
6. Küçüğün ergin kılınması,
7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.
C. RAPOR VE HESAPLARIN İNCELENMESİ
Madde 464 - Vesayet makamı, vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları inceler; gerekli gördüğü hallerde bunların tamamlanması veya düzeltilmesini ister.
Vesayet makamı, rapor ve hesapları kabul veya reddeder; gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır.
D. İZNİN BULUNMAMASI
Madde 465 - Kanunen gerektiği halde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM : VESAYET ORGANLARININ SORUMLULUĞU
A. ÖZEN YÜKÜMÜ
Madde 466 - Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler.
B. VASİNİN SORUMLULUĞU
Madde 467 - Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur.
Kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
C. DEVLETİN SORUMLULUĞU
Madde 468 - Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi; vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.
Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.
Zararın doğmasına kusurları ile sebep olanlar, rücu hakkını kullanan Devlete karşı müteselsilen sorumludurlar.
D. GÖREV VE YETKİ
Madde 469 - Devletin vesayet dairelerinde görevli kişilere karşı rücu davasına bakmaya, vesayet dairelerinin bulunduğu yere en yakın asliye mahkemesi yetkilidir.
Vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : VESAYETİN SONA ERMESİ
BİRİNCİ AYIRIM : VESAYETİ GEREKTİREN HALLERİN SONA ERMESİ
A. KÜÇÜKLERDE
Madde 470 - Küçük üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer.
Erginliğe mahkemece karar verilmiş ise, mahkeme aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını tespit ve ilan eder.
B. HÜKÜMLÜLERDE
Madde 471 - Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
C. DİĞER KISITLILARDA
I. KALDIRILMASI
Madde 472 - Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer.
Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.
II. USULÜ
1. İLAN
Madde 473 - Kısıtlama ilan edilmişse, kaldırılması da ilan olunur.
Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilanın yapılmasına bağlı değildir.
2. AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞINDA
Madde 474 - Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde karar verilebilir.
3. SAVURGANLIK, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI, KÖTÜ YAŞAMA TARZI, KÖTÜ YÖNETİMDE
Madde 475 - Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikayete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.
4. İSTEK ÜZERİNE KISITLAMADA
Madde 476 - Kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.
D. KAYYIMLIKTA VE YASAL DANIŞMANLIKTA
I. GENEL OLARAK
Madde 477 - Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.
Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.
Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.
II. İLAN
Madde 478 - Atamanın ilan edilmiş olması veya vesayet makamının gerekli görmesi hallerinde, kayyımlığın sona erdiği de ilan olunur.
İKİNCİ AYIRIM : VASİLİK GÖREVİNİN SONA ERMESİ
A. FİİL EHLİYETİNİN YİTİRİLMESİ VE ÖLÜM
Madde 479 - Vasilik görevi, vasinin fiil ehliyetini yitirmesi veya ölümüyle sona erer.
B. SÜRENİN SONA ERMESİ VE UZATILMAMASI
I. SÜRENİN DOLMASI
Madde 480 - Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.
II. ENGELİN VEYA KAÇINMA SEBEBİNİN ORTAYA ÇIKMASI
Madde 481 - Vasi, vasiliğe engel bir sebebin ortaya çıkması halinde görevinden çekilmek zorundadır.
Vasi, bir kaçınma sebebi ortaya çıktığı takdirde sürenin bitiminden önce görevinden alınmasını isteyebilir; ancak, önemli sebeplerin varlığı halinde görevine devam etmek zorundadır.
III. GÖREVE DEVAM ZORUNLULUĞU
Madde 482 - Görevi sona eren vasi, yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmakla yükümlüdür.
C. GÖREVDEN ALINMA
I. SEBEPLERİ
Madde 483 - Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır.
Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir.
II. USULÜ
1. İSTEK ÜZERİNE VEYA RESEN
Madde 484 - Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi veya her ilgili, vasinin görevden alınmasını isteyebilir.
Görevden alınmayı gerektiren sebebin varlığını başka bir yoldan öğrenen vesayet makamı, vasiyi resen görevden almakla yükümlüdür.
2. ARAŞTIRMA VE UYARI
Madde 485 - Vesayet makamı, ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir.
Vesayet makamı, ağır olmayan hallerde vasiye görevden alınacağı konusunda uyarıda bulunur.
3. GEÇİCİ ÖNLEMLER
Madde 486 - Gecikmesinde tehlike bulunan hallerde vesayet makamı, vasiye geçici olarak işten el çektirip bir kayyım atayabileceği gibi; gerekirse muhtemel zararı göz önünde bulundurarak vasinin mallarına ihtiyati haciz koyabilir ve tutuklanmasını da isteyebilir.
4. DİĞER ÖNLEMLER
Madde 487 - Vesayet makamı, görevden alma ve uyarıda bulunmanın yanı sıra, vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli diğer önlemleri de almakla yükümlüdür.
5. İTİRAZ
Madde 488 - İlgililer, vesayet makamının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar.

KAYYIMLIK NEDİR?

KAYYIMLIK NEDİR?
     Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere o yerin en büyük mal memurunun, ilgili malın yönetimi için görevlendirilmesidir. Mal memuru tanımından, ilçelerde Mal Müdürü, illerde ise Defterdar anlaşılmalıdır. 3561 sayılı Mal memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca Büyükşehir Belediyeleri için kayyım, o ilin Defterdarıdır. Büyükşehir Belediye Teşkilatı olan yerlerde, ilçelerdeki Mal Müdürlerinin kayyımlık görevini Defterdarlara devretmesi gerekir.
     Temsil Kayyımı: Bir kişinin belli bir veya birkaç işini görmek maksadıyla atanan kayyıma temsil kayyımı denir.
     Yönetim (idare) Kayyımı: Türk Medenî Kanununun 427 nci maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla vesayet makamınca, Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde mahallin en büyük malmemurunun kayyım tayin edilmesidir.

Yasal Mevzuat
     Kayyımlık müessesesi genel olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun “Üçüncü Kısım Vesayet” bölümünde düzenlenmiştir. Medeni Kanunun 426. maddesinde “idari kayyımlık” 427. maddesinde ise “temsil kayyımlığı” düzenlemiştir. Medeni Kanuna göre, kayyımlık hususunda hüküm bulunmaması halinde vesayet hükümleri uygulanır.
   3561 sayılı Mal memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca kayyım atanan malları mahallin en büyük malmemuru idare eder. Bu kanuna göre kayyım tayin edilen malların idaresi, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, 3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun, 16/5/2009 tarih ve 27230 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Mal Memurunun Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik ve diğer özel hukuku düzenleyen yasa hükümlerine göre yapılır.
     Örneğin; kayyımca tebliğ edilen işgal tazminatı (ecrimisil) süresi içinde ödenmemesi halinde, genel hükümlere göre adliye mahkemelerinde alacak davası açılması, bu dava sonucuna göre hükmedilen bedelin rızaen ödenmemesi halinde, hükmedilen alacaklar için 2004 sayılı İcra İflas Kanununa göre icra takibi yapılması gerekir.
   Kayyım alacaklarının tahsili için 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa ve 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında kanundan yararlanılması mümkün değildir.

Hangi Durumlarda Kayyım Tayin Davası Açılabilir?
      a) Devam eden veya açılması gereken bir dava nedeniyle kayyım atanması
    Adli/idari mercilerde davası olan malların maliki veya paydaşlarından birine ulaşılamaması nedeniyle davaya devam edilememesi veya dava açılamaması halinde, ilgilisi gaibin haklarının korunması amacıyla kayyım tayini için yetkili Sulh Hukuk Hakimliğine müracaat edilebilir.
   Saymanlık müdürleri sayman sıfatı ile Sayıştay'a hesap verirler. Saymanlık yetkisi ve sorumluluğu Bakanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde müdür yardımcılarına devredilebilir. Bu durumda da saymanlık müdürleri sayman sıfatı ile saymanlığın hesabını bir bütün olarak Sayıştay'a vermeğe devam ederler.
      Örneğin;  
            1)  Bir kamu kurumu, bir malı kamulaştırmaya karar vermiş, ancak tapu maliki ortada bulunamamış ise,  o mal (taşınmaz)  sahibine kayyım tayini talebinde bulunabilir.
            2) Hisseli bir taşınmaz malın paydaşlarından birinin ortaklığın  giderilmesi (izale-i Şuyu) davası sırasında diğer paydaşlardan birine ulaşılamaması halinde, devam eden dava hâkiminden yetki alarak kayyım atama davası açabilir.

      b) İlgilisinin Sulh Hukuk Mahkemesine Müracatı/İhbarı
     Uzun yıllar kullanılmayan bir malın, sahibinden haber alınamaması, adresinin bilinmemesi ve mirasçıları var ise bunlara ulaşılamaması halinde ilgilisi, o şahsa Sulh Hukuk Mahkemelerinden kayyım atanması talebinde bulunabilir.
      c) Kayyım Atanması İçin Defterdarlıklarca Dava Açılması
     Defterdarlıklara yapılan ihbarlar sonucunda veya Tapu Sicil Müdürlüklerinde yapılan tapu taramalarına göre uzun yıllar tedavül (değişim) görmeyen tapu kayıt malikleri için araştırma yapılır. Bu araştırma sonucunda taşınmaz malikinin gaip olduğu ortaya çıkarsa, taşınmazın korunması, kamu düzeninin sağlanması ve ilerde hazine mülkiyetine geçme olasılığı da dikkate alınarak hazine avukatları aracılığı ile Sulh Hukuk Mahkemelerine müracaat (dava) edilir. Sulh Hukuk Mahkemeleri lüzum görmesi halinde kayyım atar.
   
İstanbul Defterdarlığı Kayyım Bürosu Başkanlığı Niçin Kurulmuştur, Görevi Nedir?
    3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanuna göre atanan kayyım (mahallin en büyük malmemuru), kayyımlık yetki ve görevlerinin bir bölümünü, sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla, astlarına devredebilir. Mal Memurunun Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik’in 5.maddesinde, kayyımlık işlemlerini daha etkin, verimli ve süratli yürütmek amacıyla Kayyım Bürosu Başkanlığı kurabileceği belirtilmiştir. Kayyım Bürosu Başkanının görevi, kayyım atanan mal varlıklarını yapılan yetki devri çerçevesinde basiretli bir tacir (iş adamı) gibi idare etmektir. Kayyım Bürosu Başkanı yaptığı işlemler nedeniyle kayyıma karşı sorumludur.
   Kayyım Bürosu Başkanlığı doğrudan kendisine ihbar edilen kişi/malvarlıklarını araştırır. Gerekiyorsa kayyım atanması için ilgili mercilere gönderir.

Kayyım Tayin edilmesi için İhbar ve Şikâyetler Nereye Yapılmalıdır?
    Kayyım tayin edilmesi için ihbar ve şikâyetler doğrudan ilgili Defterdarlıklar veya Mal Müdürlüklerine yapılmalıdır. O yerde Kayyım Bürosu kurulmuş ise ihbar ve şikâyetler kayyım bürosuna da yapılabilir.

İLGİLİ MEVZUAT

3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Yönetmelik
3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesi Hakkında Kanun

KAYYIMLIK İLETİŞİM BİLGİLERİ
Tel: +90 212 526 23 35 - 39 
Fax: 
+90 212 513 28 65
Adres :   Ankara Cad. No:6-A 34110 Cağaloğlu / İSTANBUL 
 
    İletişim Bilgileri:

    Adres: İstanbul Defterdarlığı
    Ankara Cad. 34110 Cağaloğlu-Fatih / İSTANBUL
    Tel : +90 212 402 40 00
    Fax: +90 212 522 04 00
    e-mail: istanbuldef@maliye.gov.tr

Kayyım Bürosu İşlem Yönergesi

Kayyım Bürosu İşlem Yönergesi

               
         I-BİRİNCİ KISIM

         1- Kayyımlık İle İlgili Yasa Maddeleri

            - Türk Medeni Kanununun 403. Maddesi: Kayyımlık ve Vasilik
            - Türk Medeni Kanununun 426. Maddesi: Temsil Kayyımlığı
            - Türk Medeni Kanununun 427. Maddesi ve 3561 sayılı Kanun: İdare Kay.
            - Türk Medeni Kanununun 428. Maddesi: İhtiyari Kayyım
            - Türk Medeni Kanununun 430. Maddesi: Kayyım atamaya yetkili makam
            - Türk Medeni Kanununun 431. Maddesi: kayyım atama usulü
            - Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun 41.42. Maddesi

            1.1- Kayyım: Gaip kişilerin mal varlıklarını dürüstlük ilkesinden sapmadan, bencilce ve hoyratça kullanmadan, basiretle idare eden kişidir.

            1.2- Gaip: İkametgahında veya malının başında bulunmayan, yapılan araştırmalarda nerede olduğu bilinmeyenlerdir.

         2- Kayyımlık Türleri

            2.1-Temsil Kayyımı: Bir kişinin belli bir veya birkaç işini görmek maksadıyla atanan kayyıma temsil kayyımı denir.

            2.2-İdare Kayyımı: Bir kimse uzun müddetten beri ortada görünmeyip (gaip) ise malvarlığı ortada kalmış ise, idaresiz kalan mal varlığının yönetimi için atanan kayyıma idare kayyımı denir.

            2.3-İhtiyarı (isteğe bağlı) Kayyım:  Yaşlılığı, sakatlığı, küçük veya toyluğu yüzünden işlerini yapmaya gücü yetmediği kanıtlananlara atanan kayyıma ihtiyarı kayyım denir.

            En büyük mal memuru İdare Kayyımlığına atandığından idare kayyımlığı hakkında bilgi derlenmiştir.

         3-  İdare Kayyımlığının Atanacağı Haller

            İdare kayyımı ile ilgili mevzuat medeni kanunun 427.maddesinde belirtilmektedir. İdare kayyımı olarak kimlerin atanacağı hususunda mevzuatta herhangi bir açıklama olmadığından Sulh Hukuk Hakiminin takdirine bırakılmıştır. Sulh Hukuk Hakimi kayyımlık yapabilecek herhangi bir kişiyi (esnafı, muhasebeciyi, emekli memuru, avukatı vs.) atayabiliyordu.

            Ancak 27.05.1989 tarihli 20177 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 3561 sayılı yasa hükümlerine göre bu uygulamaya son verildi. Sulh  Hukuk Mahkemesi  medeni kanunun 427.maddesinin 1. bendine göre ;  kayyım tayin etmeden önce mahallin en büyük mal memurundan, idaresi kimseye ait olmayan mallar üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığının araştırılmasını ister,  araştırma sonunda Hazinenin hak ve menfaati söz konusu ise  mahallin en büyük mal memurunu kayyım olarak atar.

            İdare kayyımlığının atanacağı haller aşağıda açıklanmıştır.

            - Bir kimse uzun süreden beri ortada görünmüyor ise ortada kalmış mallar herhangi bir şahıs tarafından yönetilmiyorsa, (kişinin gaipliği mahkeme kararıyla tevsik edilmesine gerek yoktur. ) mal varlığının yönetimi için  kayyım atanır.

            - Mal sahibi malını doğrudan doğruya yönetemiyorsa vekil atayamıyorsa, vasi tayinine gerek görülmüyorsa kimsesi yoksa hastaneye veya bakım evine yattığı süre içerisinde kendisinin mal varlığının yönetilmesi için kayyım atanır.

            - Mal varlığına sahip kişinin ölümü halinde;

            a- Ölüme bağlı durumlarda; mirasçıların dağınık hallerde oluşu, adresleri belli olmayan, sağ olup olmadığı bilinmeyen veraset ilamı çıkarılana kadar veya kanuni mirasçıları belli olana kadar (terekeye) mal varlığının yönetimi kayyım tarafından yapılır.

            b- Ölüme bağlı durumlarda; Mirasçılar arasında doğmamış ceninin bulunması halinde, ceninin sağ veya ölü olarak doğup doğmayacağı bilinmediğinden ceninin doğumuna kadar mal varlığının yönetimi kayyım tarafından yapılır.

            - Dernek , Vakıf (Özel veya Tüzel) Ortaklıklarda bazı noksanların bulunması, yönetim kurullarının   görevden alınması, Genel kurul toplantılarının yapılamaması, yeni yönetim seçilememesi veya seçilmiş yönetim iptal edilmiş olması hallerinde mal varlığının yönetimi kayyım tarafından yapılır.

            -  Belli bir iş için toplumun genel menfaati için toplanan yardımların, harcama koşul ve şartlarının belli olmasına kadar mal varlığın yönetimi kayyım tarafından yapılır.


         4- Kayyım Tayinine Müracaat Şekilleri
           
            4.1-  Eski Kayyım Kararlarının Devri
            3561 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce medeni kanunun 427. maddesine göre Sulh Hukuk Hakimliğince atanan kayyımların görevlerine 3561 sayılı yasanın geçici birinci maddesine göre son verildiğinden  kayyım atayan mahkemelerden kayyımın görevine son verilerek en büyük mal memurunun kayyım olarak görevlendirilmesi istenir.

            4.2-  Dava Nedeniyle Müracaat
            Adli mercilerde davası olan taşınmaz malların tapu maliki veya paydaşlarından birine tebligat yapılmaması nedeniyle davada taraf oluşması ve gaibin haklarının korunması için dava açılan mahkeme tarafından kayyım atamaya yetkili Sulh Hukuk Hakimliğine müracaat eder. Veya dava açan kişiye yetki verir,  davacı Sulh Hukuk Hakimliğine müracaat eder.

            Örneğin;  a) Tam hisseli bir taşınmaz malı kamu kuruluşlarından biri kamulaştırmaya karar vermiş, ancak tapu maliki ortada olmadığından kamulaştırma evrakları tebliğ edilememiştir. Bu durumda tapu malikine kayyım tayini yapılır.

            b) Hisseli bir taşınmaz malın paydaşlarından birinin ortaklığın  giderilmesi (izale-i Şuyuu) davası açtığında paydaşlardan birinin tüm aramalara rağmen bulunamaması halinde H.U.M.K. göre taraf oluşturulması için bu paydaşlara kayyım atanır.

            4.3-  Kayyım atayan mahkemeye herhangi birinin ihbar müracaatı
            Uzun zamandan beri taşınmazmalın kullanılmaması nedeniyle sahipsiz kalan bir  taşınmazmal çevre için bir tehlike arz ediyor ise; veya taşınmazmalın maliki veya mirasçısı olan kişi tarafından taşınmazmal kiraya verilmiş, fakat bir süre sonra tapu maliki veya mirasçısı kiracıya herhangi bir haber vermeden ortadan kaybolmuş ise  taşınmazı kullanan kişinin doğrudan kayyım atayan mahkemeye ihbar  ederek müracaatta bulunması ile kayyım atanır.

            4.4-  Emlak müdürlüklerinin müracaatı
            İstanbul ilindeki Tapu Sicil Müdürlüklerinde tapu taramalarına 1986 yılında Milli Emlak Denetmenleri Bürosunca başlanmış olup, bu tapu taramasında tespit edilen şüpheli kayıtların hazine hukukunun korunması için araştırmalar yapılıp yapılan soruşturma sonunda hazine menfaati olduğu tespit edilenler Emlak  müdürlüğüne bildirilmektedir. Emlak Müdürlükleride kayyım ataması yapan Sulh Hukuk Hakimliğine müracaat etmektedir.

         5- Kayyım Tayininde Yetkili Mahkeme

            Kayyımla idare edilecek malvarlığının bulunduğu veya büyük parçasının bağlı olduğu Sulh Hukuk Mahkemesi kayyım atamaya yetkilidir. Medeni Kanunun 430.maddesinde konu açık olarak saptanmıştır.

            Kayyım, atandığı malvarlığının gözetim ve yönetim işlerini yapar veya yetki devri yaptığı kişilere yaptırır.

         6- İdare Kayyımının Görevleri

            Kayyım atanan en büyük malmemuru kendi kayyımlık görevi sırasındaki işlem ve eylemlerden kayyım atayan mahkemeye karşı sorumludur. Malmemurunun değişmesi halinde yeni atanan malmemuru değişikliği Kayyım Bürosunun yazısı ile Sulh Hukuk Hakimliğine bildirilir. Sulh Hukuk Hakimi ek karar ile yeni malmemurunu kayyım atar.

            Kayyım, kayyım atayan mahkemeye her takvim yılı sonunda, faaliyet raporu  vermek zorundadır.

            Kayyım idare ettiği malların ayni ile ilgili (tevhit,ifraz,kat mülkiyeti, cins tahsisi,kamulaştırma vs.) icraatlarında kayyım atayan mahkemeden icraattan önce yetki ister. M.K. 460. Maddesinde konu açıklanmıştır.

         7- Kayyımlığın Sona Ermesi

            7.1-Temsil Kayyımlığında; Temsil kayyımı olarak atanan şahsın kendisine kayyımlık kararında belirtilen iş sonuçlandığında kayyımlık görevi de otomatik olarak sona erer . Herhangi bir mahkeme kararına gerek kalmaz. M.K.477 maddesi.

            7.2- İdare Kayyımlığında;   Malların idaresi için atanmış olan idare kayyımlığında işin sonuçlanması ile kayyımlık kendiliğinden  otomatik olarak sona ermez . (Gaibin ortaya çıkması, Taşınmaz malın satılması, kamulaştırılması) Kayyım görevinin bittiğine dair raporunu  Kayyım atayan  mahkemeye  vermesi üzerine kayyım atayan mahkemece kayyımlığı sona erdirilir. M.K 477 md.

            Sulh Hukuk Hakimliğince atanan  kayyım görevine devam ederken kayyımlığın sona erdirilmesinin  Asliye Hukuk Mahkemesince yapılması gerekir.

            İdare Kayyımlığı 3561 sayılı yasa hükümlerine göre en büyük mal memurunun  kayyım atanmasını ön görmüştür.

            Kayyım atanan en büyük mal memuru kayyımlık görevini yazılı ve sınırlı olarak astlarına devretmeyi  uygun görmüştür. Yasanın bu maddesine göre ;  kayyım işlerinin düzenli ve etkili yürütülmesi için Valilik Oluru ile Kayyım Bürosu Başkanlığı kurulmuştur. Kayyım yetkilerinin bir kısmını yetki belgesi ile  Milli Emlak Dairesi Başkanına, bir kısmını da    Kayyım Bürosu Başkanına devretmiştir. Yine yetki belgesi ile Hazine Avukatlarına yetki vermiştir. Uygulamada istisna durumların çıkması halinde özel yetkiler alınmaktadır.

            Kayyım Bürosu Başkanlığı Başkan, Şef ve Memurlardan oluşmuştur.

            Kayyım Bürosu Başkanı, Kayyımdan aldığı yazılı yetki devrindeki işleri Kayyım adına doğrudan yürütür. Kayyım Şefi ve Memurları doğrudan yazışma yapamazlar.

            Kayyım Şefi Kayyım Bürosunun çalışmalarından birinci derecede  amir ve mesuldür. Bürodaki personelin yasal olmayan hal ve hareketlerinden sorumludur. Yasal olmayan hal ve hareketlerde bulunan  personel hakkında  yasal  işlem yapılması için anında Kayyım Bürosu Başkanına  bilgi verir.

         II - İKİNCİ KISIM

         1- Kayyım Bürosunda Kullanılan Aidiyet Sistemi

ANA AİDİYET TABLOSU

3560
Kayyım Bürosunda kaydı bulunmayan taşınmaz mallar hakkında
Yapılan muhabere   yazışmaları
3561
Kayyım ataması yapılan taşınmaz malların esas deftere kaydedilenler

3562

Kayyım ataması yapılan Dernek ve     Şirketlerin dosyalanması
3563

Menkul malların dosyalanması
3564
3561 sayılı yasanın çıkışından önce satılarak bedele dönüşen taşınmaz malların dosyalanması
3565

Demirbaş malların dosyalanması
3566

Yetki belgesi verilenlerin dosyalanması
3567

Personel  Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar
3568

Teftiş Raporlarının dosyalanması
3570
 Olurlar

3571
Banka Yazışmaları

3572
Genel Yazışma

3573
Kayyım işlemlerinde kullanılan matbu evraklar